Parlamentonun Müzmin Krizini Tekrar Düşünmek

Aydoğan Kutlu, Mustafa Cem Oğuz

Abstract


Parlamentonun Müzmin Krizini Tekrar Düşünmek

The Impossible Reconcilliation of Founding Cadres: Laicism Versus Nationalism

 

Arş. Gör. Aydoğan Kutlu

Kastamonu Üniversitesi, aydogankutlu@yahoo.com

Yrd. Doç. Dr. Mustafa Cem Oğuz

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, oguzmustafacem@gmail.com

 

ÖZET

 

Parlamento, modern temsili demokrasinin olmazsa olmaz bir kurumu olarak kabul edilir. Klasik siyaset bilimi argümanına göre, Antikçağın kent-devletlerinin doğrudan demokrasi pratikleri, ulus-devlet çağında işlevsiz kalmıştır. Bu yüzden, modern bir toplum ve ulus ancak temsili demokrasi ile yönetilebilir. Ölçek argümanı denilen bu tez, serbest (gizli oy-açık sayıma dayalı) seçimler, halk adına yetkilendirilmiş vekiller, ulusa ait egemenliğin yetkili temsilciler aracılığıyla kullanılması gibi modern demokrasinin temel kavram ve kurumlarının kökenini oluşturur.

Temsile dayanan demokrasi fikri, bugün öylesine kökleşmiştir ki, onun  temel kurumu olan parlamentonun hariç bırakılabileceği bir demokrasiyi düşünmek ya absürtlük ya da imkânsız bir ütopyacılık olarak görülecektir. Bununla beraber, parlamento kurumunun tarihinin, demokrasinin gelişimiyle gerilimli bir ilişki içerdiği söylenebilir. Aristokrasinin rejim içinde kalesi gibi duran parlamentolar, çok önemli İngiltere istisnası dışında, hizip çatışmalarının ve siyasal yozlaşmanın mekanı olmuşlardır.

Parlamentonun, aristokrasi içi çatışmaların yuvası olmaktan çıkıp temsil ve demokrasiyle ilişkili hale gelmesi, Sanayi Devrimi sonrasındadır. Sanayi Devrimi’nin yarattığı toplumsal sorunun, oy hakkının genişletilmesi aracılığıyla temsili demokrasi içinde çözülmesi talebi, parlamentoyu dönüştürmüştür. Mamafih parlamentoyla ilgili tartışmalar bitmemiş ve 20. yüzyılın başında bu defa çok daha keskin bir tartışma ortaya çıkmıştır. Wilson ve Schmitt’in kuramsal eleştirilerine, 20. yüzyıl içinde devlet aygıtının genişlemesi ve uzmanlaşması ve yürütmenin güçlenmesi eşlik etmiş ve parlamento, işlevsizleşerek gözden düşmüştür. 21. Yy’da ise bu kriz sağ-populist iktidarlar tarafından yeni bir form altında devam etmektedir.

 

© 2017 PESA Tüm hakları saklıdır.

Anahtar Kelimeler:

Parlamento, Demokrasi, Temsil, Kriz

ABSTRACT

 

Parliament is regarded as an indispensable institution of modern representative democracy. According to classical political science argument, direct democracy practices of city-states of antiquity have remained ineffective in the age of nation-state. Therefore, a modern society and nation can only be governed by democracy. This thesis, called the scale argument, is rooted in the basic concepts and institutions of modern democracy, such as free elections (based on secret ballot and transparent counting of the votes), authorized representatives on behalf of the people, and the use of national sovereignty through authorized representatives.

The notion of democracy based on representation is so deeply rooted today that to think of a democracy that can be excluded from its basic institution, parliament, will be seen as absurdity or an impossible utopianism. However, it can be said that the history of the parliamentary institution contains a tense relationship with the development of democracy. The parliaments, which seemed to remain like fortresses of the aristocracy in the regime, have become places of factional conflict and political corruption, except for the very important British exception.

It is after the Industrial Revolution that the Parliament, from the nest of conflicts within the aristocracy, becomes related to representation and democracy. Demand for the solution of the social problem created by the Industrial Revolution in representative democracy through the expansion of the right to vote has transformed parliament. However, the discussions about parliament were not finished, and at the beginning of the 20th century a much sharper debate arose. The theoretical criticisms of Wilson and Schmitt were accompanied by the expansion and specialization of the state apparatus and the strengthening of the executive in the 20th century, and the parliament became obsolete by becoming dysfunctional. In the first quarter of the 21st century, parliament is again at the center of the debate. Right populism in this period, while looking for the "real" democracy in the union of the leader and the masses, besides the parliament, looking broadly at parliamentary debates will help to bring out a more detailed account of the parliament and democracy.

© 2017 PESA All rights reserved.

Keywords:

Parliament, Democracy, Representation, Crisis


Full Text:

PDF

Refbacks

  • There are currently no refbacks.


............................................................................................................................................................................................................................

HOW DO YOU REGISTER and SUBMIT AN ARTICLE?

Registering and Logging in

Submitting an Article