İbn Sînâ’ya Göre Ölümsüzlük Ve Âhirette Var Olmanın Mâhiyeti

Muharrem Şahiner

Abstract


Var olduğu günden beri hayatın anlamını sorgulayan insanın, bu çaba içerisine girmesindeki en büyük etken ölüm gerçeğiyle yüz yüze olmasıdır. Zira güzel olan hiçbir şey varlığını devam ettiremeyecekse, ona güzel demek pek mümkün olmayacaktır. Ölüm ve sonrasında olacaklar, İslam felsefesinin önemli konularından birini teşkil etmektedir. Çünkü bu ekole mensup filozofların neredeyse tamamı ölüm sonrası hayatın varlığını kabul etmektedir. Biz bu çalışmamızda İbn Sînâ’ya göre insanların ahiretteki durumlarını neyin belirlediği ve ahiret hayatında var olmanın mâhiyeti hakkındaki görüşlerini ele alarak dini metinlerde geçen cennet ve cehennem tasvirlerini nasıl yorumladığını ele aldık. İbn Sînâ, ruh ve bedenden oluşan insanın bedeninin bu dünya için ruhunun da ahiret için gerekli olduğunu ifade etmektedir. Ölüm ile bedenden ayrılan ruh, özgürleşerek manevi âleme yükselmekte ve orada ceza veya mükâfat görmektedir. İbn Sînâ, kişinin ölümden sonra mutlu bir hayat sürmesini bu dünyada aklını kullanmasına ve tümel bilgilere sahip olma düzeyine paralel bir şekilde izah etmektedir. Ruhun ahirette bulunmasının mahiyetini ise bedene ihtiyaç duymayacak şekilde izah etmektedir. Böylece dini metinlerde geçen cennet ve cehennem tasvirlerini de temsili anlatımlar olarak yorumlamaktadır. Ancak İbn Sînâ yine de zaman zaman ahirete dair bilgilerin bir kısmının kutsal kitap ve peygamberden gelen bilgiler ışığında bilinebileceğini ifade ederek bazı konularda akıl yürütmenin kesin kanıtlar sunmayacağını da itiraf etmektedir.

Refbacks

  • There are currently no refbacks.


............................................................................................................................................................................................................................

HOW DO YOU REGISTER and SUBMIT AN ARTICLE?

Registering and Logging in

Submitting an Article