Devlet Borçlarının Ekonomik Temelleri: Modern Mali Düşünce Öncesi Döneme İlişkin Bir Değerlendirme

Tekin AKDEMİR, Şahin Yeşilyurt

Abstract


Borç kavramı tarihsel süreç içerisinde vuku bulmuş önemli iktisadi olaylardan birisidir ve ilk borcun kökeni bugünden 5000 yıl kadar geriye gitmektedir. Borçların, ekonomik faaliyetlerin yürütülmesi için yönetimlere önemli olanaklar sunmasına rağmen, borçlanılabilir fonların yetersizliği, faiz getiren ödünç vermelere karşı dini ve felsefi bakışın menfi olması ve borçlanma konusundaki isteksizlik gibi nedenlerle eski uygarlıklar tarafından gerçekleştirilen borçlar, Ortaçağ dönemindeki kadar olmamıştır.

Prensler ve hükümdarlar, Ortaçağ döneminden önce kendi mülkiyetlerine dayalı olarak devlet harcamalarını karşılarken; zaman içinde savaşların, ticaretin, seyahatlerin, keşiflerin artması, bir yandan toplumların etkileşimine neden olurken, diğer yandan da hazine sistemlerinin başarısız olmasına neden olmuş ve devlet borçlarını elzem hale getirmiştir. Ortaçağ dönemi boyunca başta İtalyan şehir devletleri olmak üzere, İngiltere, Fransa Hollanda gibi ülkelerde devlet borçları uygulamalarına rastlanılsa da bu tür devlet borçları, borcun vadesinin belli olması, gönüllülük esasına dayanması, parlamentonun denetiminden geçmemesi gibi modern devlet borçlarının özelliklerini taşımaktan uzaktır. O nedenle, ne eski borçlar ne de Ortaçağ dönemindeki devlet borçları modern devlet borçlarını karakterize etmektedir.

1600’lü yıllara gelindiğinde İngiliz Finansal Devrimi (1688) ile birlikte, devlet borçları da şekil değiştirmiş ve 17. yüzyıl öncesinde faiz konusunun bir alt bileşeni olarak incelenen devlet borçları,  bu tarihten sonra dini ve felsefi bakış açılarının etkisinden sıyrılarak, ekonomik hayatın işlemesinin temel unsuru haline gelmiştir. Bu dönemde kralların mülklerine dayalı geleneksel gelirleri, toplulukların artan ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalmış ve böylece toplulukların artan ihtiyaçlarına devlet borçlarındaki muazzam artış eşlik etmiştir. 18. yüzyıldan itibaren devlet borçlarındaki kronik artışın ciddi ekonomik, sosyal ve siyasi sonuçlar doğurduğu bir realite olarak algılanmaya başlanmıştır. Tüm bu gelişmelerin bir sonucu olarak, devlet borçlarının doğası ve etkileri konusundaki tartışmalar, gerek söz konusu dönemdeki politika yapıcıları gerekse Merkantilist, Fizyokrat ve Klasikler gibi iktisadi düşünce okulları tarafından üzerinde önemle durulan bir konu haline gelmiştir.

İktisadi düşünürlerin devlet borçlarına ilişkin görüşleri, hem içinde bulunulan dönemin koşulları hem de geçmiş dönemlerin teorik tartışmalardan önemli ölçüde etkilenmiştir. Bu minvalde örneğin Fizyokratlar ve Klasik iktisatçılar devlet borçları konusunda daha muhafazakâr bir duruş sergilerlerken Merkantilistler ile çoğunluğunu Alman iktisatçıların oluşturduğu bir kısım yazarlar, devlet borçlarına karşı daha ılımlı bir tavır takınmışlardır.

Devlet borçlarının ekonomik temelleri adını taşıyan bu çalışmada, devlet borçlarının ekonomik niteliği ve devlet, birey ve toplum yaşamı açısından önemi ortaya konulmaya çalışılacaktır. İki bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde devlet borçlarının gelişimine ilişkin değerlendirmelere yer verilecek, daha sonra ise, Keynes öncesi temel iktisadi düşünce okullarının –Merkantilist, Fizyokrat ve Klasikler- devlet borçlarına ilişkin yaklaşımları değerlendirilecektir.


Refbacks

  • There are currently no refbacks.


............................................................................................................................................................................................................................

HOW DO YOU REGISTER and SUBMIT AN ARTICLE?

Registering and Logging in

Submitting an Article